Anasayfa > Basın Merkezi > 2018 > Haziran > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (6/2018)

Türkiye'deki Mülteci Çocuklar için İşbirliği


İstanbul -  Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle ve UNICEF Destekçisi oyuncu Ezgi Mola 30 Mayıs 2018 günü İstanbul’daki Yıldırım Beyazıt Geçici Eğitim Merkezi’ni (GEM) ziyaret ettiler. Ziyaret, Türkiye’deki Suriyeli ve diğer mülteci çocukların eğitimine yönelik yürütülen Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) Programı çerçevesinde gerçekleşti. Şimdiden 330 binden fazla çocuğa ulaşan Program, ailelere nakit destek sağlayarak Türkiye’de bulunan güç durumdaki mülteci çocukların eğitimine yardımcı olmayı amaçlıyor.

Ziyaret sırasında AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger Türkiye’ye sığınan çok sayıda Suriyeli çocuğun eğitim hakkının güvence altına alınmasında Türkiye’nin oynadığı örnek role vurgu yaptı. Berger konuşmasında; “Bu önemli çalışmalarında Milli Eğitim Bakanlığı’nı ve UNICEF’i destekliyoruz. Hiçbir kuşağın kaybedilmemesi ve kendilerine daha iyi bir gelecek için umut verilmesi hepimizin yararınadır” dedi.

ŞEY Programı sayesinde çocukların okula kaydolup devam edebilmeleri desteklenirken, gelecekleri açısından büyük önem taşıyan eğitim imkanına sahip olmaları da sağlanıyor.

GEM’de 3’üncü sınıfa giden 11 yaşındaki Fatima* bizi içten bir gülümsemeyle karşılıyor. “1 yıldır okula gidiyorum. 6 yıldır Türkiye’deyiz, evimiz okuluma çok yakın.” Ailenin ortanca çocuğu olan Fatima’nın kendisinden büyük dört kız kardeşi ve bir küçük erkek kardeşi var. Hepsi ŞEY programından yararlanıyor. “Burada çok arkadaşım var; resim yapıyoruz, şarkı söylüyoruz, bazen de dans ediyoruz.” Fatima’ya Türkiye’deki yaşantısını sorduğumuzda: “Türkçe öğretmenimi çok seviyorum, iyi Türkçe konuşmayı öğrenmemde bana yardımcı oldu.   Şimdi mahalledeki ve okuldaki arkadaşlarımla Türkçe konuşabiliyorum. İlerde ne olmak isterim? Elbette çocuk doktoru (pediatrist)! Çevremdeki herkes de bunu bilir” diyor.

UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle konuşmasında; “Suriyeli bir kuşak çocuğun kaybolup gitmesini önlemek, onları korumakla, yaşayıp gelişebilecekleri güvenli bir ortam sağlamakla başlar. Bunların yanı sıra gelecekleri için onlara temel beceriler kazandırmak gerekir ve bu da ancak eğitimle sağlanabilir. UNICEF, pek çok çocuğun yaşamında farklılık yaratacak bu önemli programı sahiplendiği için Türkiye Hükümetine ve sağladığı önemli finansal destek için Avrupa Birliği’ne (AB) minnettardır” dedi.

ŞEY programı en güç durumdaki çocukların okula gitmelerini ve devamlılıklarını sağlamayı amaçlıyor. Ülke ölçeğinde bir sosyal yardım programı olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 2003 yılından bu yana uygulanıyor.  2017 yılında Suriyeli ve diğer mülteci aileleri de kapsayacak şekilde genişletilen programın uygulanmasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı,  Milli Eğitim Bakanlığı,  Türk Kızılayı ve UNICEF yakın bir ortaklık içinde çalışıyor.  

Bir başka derslikte yine 3. sınıfa giden 10 yaşındaki Eyad’la* tanışıyoruz. Eyad 5 kardeşin en küçüğü. En çok sevdiği şey GEM’deki spor etkinliklerine katılmak. Bize, “Okula bir yıl önce başladım. Tenefüslerde futbol oynamayı çok seviyorum;  böylece pek çok Türk ve Suriyeli arkadaşım oldu. En sevdiğim ders matematik, ama yine de futbol oynamayı daha çok seviyorum. Bir gün Real Madrid’de oynamayı çok isterim” diyor.

Çocuklar ünlü oyuncu Ezgi Mola’yı aralarında görmekten dolayı çok mutluydular.  Ezgi ve çocuklar oyunlar oynayıp, derslerden çocuk haklarına kadar pek çok konuda sohbet ederek hemen kaynaştılar. Ezgi ziyaret sonrasında “Bugün tanıştığım çocukların hepsinin gözlerinde umut ışığı görmek beni çok mutlu etti. Eğitim her çocuğun hakkıdır. Çocuk, nerede yaşarsa yaşasın çocuktur ve herkese eşit fırsatlar sağlama gücü yalnızca eğitimle mümkün olabilir. Güçler birleştirildiğinde dünyanın çocuklar için daha iyi bir yer olabileceğini gösterdikleri için ŞEY Programı’na destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Grupöğleden sonra İstanbul Sultanbeyli’deki Türk Kızılayı Toplum Merkezi’ni ziyaret ederek ŞEY programının çocuk koruma bileşeninden yararlanan güç durumdaki mülteci ailelerle bir araya geldi. 15 ilde uygulanan ve şimdiye kadar 35 bin çocuğa ulaşılan bu bileşen kapsamında, en güç durumdaki çocuklar ve aileleri takip edilip gerektiğinde uzmanlaşmış hizmetlere yönlendiriliyorlar.  

Merkez’de üç erkek çocuk annesi Elham’la* tanıştık. Çocuklarından Abdulkadir* 14, Ahmed* 9, Saaid* ise 6 yaşında. “Suriye içinde birkaç kez yer değiştirdikten sonra sonunda 4 yıl önce Türkiye’ye geldik. Çocuklarımızı savaşın dehşetinden korumak için ülkeden ayrılmaya karar verdik. Buraya geldiğimizde ben ve eşim için birinci öncelik çocuklarımızın eğitimlerine devam etmesini sağlamaktı. Bu, özellikle Abdulkadir için önemliydi; çünkü Suriye’de savaş yüzünden 2 yıl hiç okula gidemedi.”



“Başlarda çok güçlük çektik. Ne ben ne de eşim çalışıyordu ve hali ile geçinemiyorduk. Sonra eşim el işçiliği yapmaya başladı, ama bu bize sürekli bir geçim kaynağı sağlamıyordu. ŞEY Programı’nı duyduğumuzda rahatladık, çünkü bu sayede hiç olmazsa çocuklarımızın eğitim giderlerini karşılayabilecektik.” Elham sözlerini şöyle tamamladı: “Hayat bundan sonra bizi nerelere götürür, bilmiyorum; ama çocuklarım eğitimlerini tamamladıktan sonra kendi geleceklerine karar vermede daha iyi şans ve fırsata sahip olacaklarından kendimi daha rahatlamış hissediyorum.”

ŞEY Programı’nın genişletilmesi başta Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Genel Müdürlüğü (ECHO) olmak üzere Norveç ve ABD hükümetleri tarafından sağlanan destekle hayata geçirilmektedir.