Anasayfa > Basın Merkezi > 2018 > Mart > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (3/2018)

Suriye Krizinin Mülteci Ailelere Trajik Etkisi


Tüm Fotograflar © UNICEF/UN068413/Ergen
Suriye krizinin başlamasından bu yana geçen yedi yılda, milyonlarca aile evlerini terk etti ve güvende olmak için komşu ülkelere sığındı. El İlevi ailesi, annelerinin ölümüne sebep olan ve yedi yaşındaki Emine’yi ağır yaralayan bombanın evlerine düşmesinin ardından, bir yıldan uzun bir süre önce Türkiye’ye geldiler. İşte onların hikayesi.


Hazırlayan: Can Remzi Ergen

ADANA, 15 Mart 2018 – Bir yıl öncesine kadar, Ahmet El İlevi çoğu zaman güne acil serviste başlıyordu. Yaşanılan bombardıman yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan Ahmet ve çocukları Suriye’den Türkiye’ye yeni gelmişlerdi.

Evin en büyük çocuğu olan yedi yaşındaki Emine, bu saldırılardan birinde oturma odalarına düşen bombayla ağır yaralandı, ve o günden beri devamlı hastaneye gidip gelir oldu. Emine’nin sorunu basit bir ateşlenme dahi olsa, Ahmet risk almak istemiyordu. Aile zaten yeterince acı çekmişti.

Ahmet “Evimiz, tüm hayatımız gitti. Yoksulluk çektik, oradan oraya savrulduk” diyor.

Trajedi ve sonrası

Ahmet'in eşi ve beş küçük çocuğun annesi, evlerine bomba düştüğünde hamileymiş. Bütün aile annenin ölümüne tanık olmuş.

Ahmet eşinin yasını tutarken, tüm çocukları ile birlikte, Emine’yi tedavi için bir şehirden diğerine, o hastaneden öbürüne götürdü. Bazı günler aile, saldırı altındaki hastanelerin önünde birazcık uyuyabilmek için birbirlerine sarıldılar.

Dört şehir ve beş hastane gezdikten sonra, nihayet Adana’ya yerleştiler. Ancak buradaki hayatlarına, yeni çevreye ve bilmedikleri bir dile alışmak, çocuklar için kolay olmadı. Özellikle Emine yalnız kalmaktan korkuyordu. Emine “Tek isteğim babamın hep yanımda durması” diyordu.

Ayakta kalma mücadelesi

Suriye’deki çatışmaların başlamasından bu yana 2,6 milyonu çocuk olan 5,6 milyonu aşkın insan Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır’da kayıtlı mülteci olarak yaşamaya başladı. Büyük çoğunluğu geçim derdi ve yoksullukla mücadele ediyor.

El İlevi ailesi bir istisna değil. Aile Adana’da küçücük bir apartman kiraladı ama maddi sıkıntılar yüzünden ayakta kalmakta zorlandı. Ahmet Suriye’deki akrabalarından maddi destek istese de, bazı aylar kirayı ödeyemedi.

Emine ve kardeşleri babalarına yardımcı olmak için birbirlerinin, özellikle de en küçük çocuk olan iki yaşındaki Hasan’ın bakımını üstlendiler.

“En küçük çocuklar ağacın en küçük meyvesi gibidir... Onlara daha fazla ilgi göstermek lazım” diyor Ahmet.  “Ama benim hiçbir zaman yeterince zamanım olmuyor, çünkü tüm ailenin çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkamak ve yemeğini pişirmek zorundayım.”

Her ne kadar içinde bulundukları bu yeni durumla baş etmekte zorlanmış olsa da, Ahmet çocuklarının gözünde bir kahraman. Dört yaşındaki Hüseyin babasının süper kahraman pelerinli bir resmini bile yapmış. “Bana doğru uçuyor… Evimize uçuyor..." diyor küçük Hüseyin.

Ahmet ailesine gülümseyerek “Kahramanlar en kötü zamanlarda bile başlarını dik tutarlar"diyor. “Ama ben kahraman değilim, yalnızca yapmam gerekeni yaptım. Her baba çocuklarına sevgiyle bakmalı".

Bir yıl sonra

El İlevi ailesini bir yıl sonra ziyaret ettiğimizde, onları aynı apartmanda yaşarken bulduk. Ancak evin görünümü ve havası çok değişmiş. Evde daha çok eşya, mutfak malzemesi ve beyaz eşya var ve bu da ailenin hayatını kolaylaştırıyor.

Çocuklar psikolojik ve fiziksel bakımdan daha iyiler. Bir yıllığına da olsa okula gitmek hayatlarını normal seyrine koymaya başlamış. Ailenin geliri hala kısıtlı olsa da, eğitim için şartlı nakit yardımı programı sayesinde çocuklar düzenli olarak okula gidebiliyorlar. Bu program, çocukların okula sürekli devam etmesi şartı ile ailelere eğitim için para yardımı sağlıyor. Programın destek ekipleri devamlılık göstermeyen çocukların ailelerini ziyaret ediyor ve gerekli durumlarda onları özel hizmetlere yönlendiriyor.

Emine ve kardeşleri okula gitmeyi çok seviyor. Birlikte oynayıp birlikte öğrendikleri arkadaşlar edinmişler. Öğretmenleri onlarla yakından ilgileniyor ve onları destekliyor. Emine Türkçe konuşmayı öğrenmiş ve eskiden olduğu kadar içine kapanık değil. Her ne kadar bazı sağlık problemleri devam etse de, artık hastaneye daha az gidiyor.

Suriye’de yedi yıldır süren ve ne zaman biteceği bilinmeyen savaş yüzünden, Ahmet’in yakın zamanda memleketine dönme umudu yok. Ancak çocuklarının yeni evlerindeki geleceğinden umutlu. “Eğitimin onlara güzel fırsatlar sunacağını umuyorum” diyor Ahmet.

2017 yılında UNICEF, Türkiye ve Lübnan'da 200.000'i aşkın Suriyeli mülteciye acil nakit veya kupon yardımı sağladı. 2018 yılında Suriye’de ve Türkiye, Mısır, Irak, Ürdün ve Lübnan'ı kapsayan mültecilere ev sahibi yapan ülkelerde çocuklara hayat kurtaran yardımlar sunmayı sürdürebilmek için UNICEF 1,3 milyar Amerikan doları acil finansman çağrısında bulunuyor. 

Şartlı Eğitim Yardımı Programı en güç durumdaki çocukların okullaşması ve okula devamlılığını artırma amacını taşıyor. Ş.E.Y., Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 2003 yılından bu yana uygulanmakta olan bir ulusal sosyal yardım programıdır. Program, 2017 yılı başlarında Suriyeli ve diğer mülteci aileleri de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmış olup, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Kızılayı ve UNICEF’in yakın iş birliğiyle uygulanmaktadır. Bugün, 320 bin mülteci çocuk da Şartlı Eğitim Yardımı (Ş.E.Y.) Programından yararlanmış durumda.

Programın mülteci ailelere yaygınlaştırılması Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleşmektedir. Program ayrıca Norveç ve ABD hükümetleri tarafından da desteklenmektedir. 

Ş.E.Y programının 2 bileşeni bulunmaktadır: nakit yardımı ve çocuk koruma hizmetleri. Nakit yardımı bileşeninde, çocuğun okula düzenli olarak devam etmesi koşuluyla ailelere eğitime yönelik nakit desteği sağlanmaktadır.Çocuk koruma bileşeni ise en güç durumdaki çocukların yakından takibini sağlamakta, gerektiğinde çocuklar tamamlayıcı çocuk koruma hizmetlerine yönlendirilmektedir. 15 ilde uygulanmakta olan bu bileşen kapsamında Haziran 2018’e kadar 49.600 çocuğa ulaşılması hedeflenmektedir. Bileşen, sahada görev yapan sosyal çalışmacılar ve tercümanlardan oluşan topluma erişim ekipleri tarafından uygulanmaktadır. Bu ekipler, çocuklarının Ş.E.Y Programının okul devamlılığı koşullarını karşılamayan ya da karşılamama riski bulunan aileleri ziyaret etmektedir.