Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Temmuz > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (7/2017)

Türkiye'de Suriyeli mültecilere yardım, sınıfı evlere getirmek anlamına gelebilir


Donatella Lorch/UNICEF

Şanlıurfa, Türkiye– Hatime Erdogmuş’ un ders günü kapının çalınmasıyla başlar. Kendisi bir gün içinde beş ayrı evde, beş doğaçlama sınıfta beş ders verecektir. 22 yaşındaki Hatime elindeki kitapları evin bahçesindeki betonun üzerine serilmiş muşambanın üzerine koymaktan, kalemlerini gagalayıp duran tavuklardan, hemen ayakucunda duran koyun postundan ya da bir tele asılıp başının üzerine sarkarak kurumayı bekleyen ıslak çamaşırlardan rahatsızlık duymuyor.
 
Şöyle diyor: “Suriyeli mülteci kadınlara ve çocuklara evlerine gidip ders veriyoruz. Bu kişiler evlerinden çıkıp başka bir yere gitmeleri kolay olmayan mülteciler. Farklı bir kültürde izole durumdalar ve çoğu Türkçe konuşamıyor. Özellikle kadınların ve küçük çocukların dünyaları çok sınırlı.”
 
Hatime üç ay boyunca her gün aynı beş eve giderek birer saat ders verecek; erken dönem çocuk eğitimi, okuma, yazma, evde güvenlik ve beslenme gibi konuları işleyecek.  UNICEF tarafından finanse edilip Ekim 2016’da başlatılan bu bilgilendirme ve erişim programı, Kalkınma Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi bünyesinde Şanlıurfa ÇATOM (Çok Amaçlı Toplum 
Merkezi) tarafından yürütülmektedir. Program, Türkiye’de mülteci sayısının en yüksek olduğu dört güneydoğu ilini hedeflemektedir ve bugüne kadar 1.100 çocukla 800 anneye ulaşmıştır.  ÇATOM 2017 yılı sonuna kadar 100 öğretmenle 5.100 Suriyeli çocuğa ulaşmayı hedeflemektedir.  Ders kitapları Arapça ve Türkçe olup Milli 
Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmıştır.
 
Giderek büyüyen 1,9 milyon nüfuslu Şanlıurfa’da bilgilendirme ve erişim ekipleri Suriyeli mültecilerin nüfusun yüzde 50’sinden fazlasını oluşturduğu belirli bir yerleşime odaklanıyor.  Ekipler önce kapı kapı dolaşarak program hakkında açıklamalarda bulunuyor. Derslerin evlerde yapılması sayesinde öğretmenler ayrıca ev içi gözlemlerde de bulunabiliyor; ailelerin okula, sağlık hizmetlerine ya da diğer kamu hizmetlerine erişimde karşılaşabilecekleri sorunları belirliyor.
 
O gün Hatime’nin ilk durağı toplam 18 kişi olmak üzere üç aileyi birden barındıran iki katlı, dört odalı bir ev. Ev sakinlerinden 7’si çocuk. Derslik de evin bahçesinde beton zemin üzerine serilen bir halının üzeri.  O günün konusu ise evde güvenlik. 2 kız bir erkek çocuk annesi 30 yaşındaki Fatma çocukları resim boyarken eğilip Hatime ile konuşuyor:
 
“O kadar çok şey öğrendim ki dersler bir 13 hafta daha uzasın istedim. Çocuklarım bıçak gibi kesici ve sivri şeylerle oynamamaları, elektrik kablolarına dokunmamaları gerektiğini biliyor. Şimdi ise nasıl makas kullanılacağını, kalem tutulacağını öğrendiler. Okumayı da öğrenmeye başladılar.”
 
Fatma ve ailesi 2013 yılında savaş sürerken Halep’ten 
kaçmış. Kocası görme engelli ve iş bulamıyor.  Dünyası Şanlıurfa’daki akrabalarını ziyaret etmekle ve pazara çıkıp yiyecek almakla sınırlı. Hatime oraya geldiğinde kadınların yüzü gülüyor, sarılıp kendisini öpüyorlar. Eğitim, o günün konusuna yoğunlaşmış durumdaki gelinlerinin etrafında dolaşıp duran 56 yaşındaki büyükanne için de önemli bir olay ve ders çoğu kez ayrılan zamanın ötesine taşıyor. Lise mezunu olan Fatma yeni sözcükler öğrenmeye çok istekli ve Hatime’den kendisine sayıların, renklerin ve mutfak malzemelerinin Türkçe karşılıklarını öğretmesini istiyor.  Beslenme konusunda verilen tavsiyelerden etkilenmiş görünüyor ve çocuklarının beslenme düzenini değiştirmiş olmaktan gurur duyuyor:

“Besin piramidini öğrendim. Çocuklarım için en önemli besin maddelerinin neler olduğunu biliyorum. Süt içmeleri gerekiyor ve yiyebilmeleri için etin sebzelerin arasında nasıl saklanacağını Hatime bana öğretti.”
 
Hatime’nin dersi sona eriyor ama geride bıraktıkları ömür boyu kalıcı olacak bilgiler. Mültecilerin dünyasında günler genellikle yiyecek ve iş bulma, var olma uğraşıyla geçer. Haftada bir saatlik ders de onları güçlendiren bir katkıdır.  Bu kadınlara dayanıklı olmayı öğretir, onlara umut aşılar, çocuklarının önünü açar.
 
ÇOCUKLAR İÇİN ORTAKLIK
UNICEF Şanlıurfa ÇATOM’un erken dönem çocuk eğitimi çalışmalarını Alman Hükümeti’nin kaynaklarıyla (KFW) desteklemektedir.