Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Haziran > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (6/2017)

Süper Babam, Süper Kahramanım


Ahmed El İlevi Süper Baba olmak için süper güçlere ihtiyaç olmadığını kanıtlıyor

 
 
Adana, Türkiye - Günümüz Ahmed El İlevi’nin evi yerine Adana'daki bir hastanenin acil servisinde başlıyor. Belki de burası Ahmed Bey ve ailesinin hikayesini anlamak ve anlatmak için yaşadıkları yerden daha doğru bir yer. 
 
Ahmed El İlevi Halep'teki evlerinin ortasına uçaktan düşen bomba sonucu iç organları parçalanan kızı Emine ile bir yıl içinde 4 şehir ve 5 hastane değiştirdi. Aylarca Türkiye ve Suriye’deki hastanelerin bahçelerinde uyudu. Halep’te gittikleri hastanelerin üzerine hala bombalar atılıyordu. Emine vücudunun hasar alan çeşitli bölgelerinden 3 ameliyat geçirdi ve bugün, son ameliyatından tam bir ay sonra, 40 derece ateşle tekrar hastanede. Hastane serüveninde Ahmed Bey’e diğer 4 çocuğu da eşlik etti çünkü çocuklara bakacak kimse yoktu. El İlevi’nin acil serviste yatmakta olan kızını tek başına bırakıp eve gitmesi gerekiyor. Yavaş yürümesiyle onu çılgına çeviren 5 yaşındaki oğlu Hüseyin, bulduğu her fırsatta kapı eşiklerine tırmanan 5 yaşındaki Esra, hastanede yatan kardeşi için endişelenen 6 yaşındaki Azra ve de evde en çok ilgiyi bekleyen 2 yaşındaki Hasan için öğle yemeği hazırlanması gerekiyor. 
 
 
7 yaşındaki Emine babasının arkasından “Gitmeyeceksin, gitmeyeceksin!” diye bağırıyor; çünkü bu onun hastanede yalnız kalması demek. Küçük kız Türkçe bilmiyor ve ihtiyaçlarını anlatamıyor. Emine’ye “Babanın süper güçleri olsaydı ondan ne isterdin?” diye sorduğumuzda bir an bile düşünmeden cevap veriyor: “Sadece hep yanımda kalmasını isterdim”. Emine’nin annesi Halep'teki evlerinin üzerine düşen bir bomba sonucu bütün çocukların gözü önünde karnında bebekle vefat etmişti. Emine babasının olası bir süper güçle, annesini geri getirmek için bile yanından ayrılmasını istemiyor. Özellikle de annelerini kaybettikten sonra onlar için en büyük süper güç babalarının onlara en yakın olabildiği yerde olması.
 
Çocuklar, babalarını ayda 350 lira kira vererek kaldıkları küçücük evin kapısında bekliyor. Ahmed Bey son ayın kirasını ödeyememiş. Çocuklara bakmak zorunda olduğundan çalışması mümkün değil ve Suriye’deki yakınlarının gönderdiği yardım tek gelir kaynağı. 
 
Ahmed Bey’in evde sadece domatesleri kesip yoğurdu tabağa koyacak kadar zamanı var. “Anneleri aramızdan ayrıldığından beri çocuklarla iletişimim arttı”. Yaşadığı zorlukları sorduğumuzda ise “İnsan çocuklarına bakamayacaksa niye yaşasın ki” diyor. İlevi ailesini ziyaretimiz sırasında Emine’yi evde kardeşleriyle birlikte göremedik ama komşu Fatma Hanım Emine'nin bir anne gibi kardeşlerine baktığını söylüyor. “Emine artık çocuk değil, o evin sorumluluğunu çoktan babasıyla sırtına aldı”.
 
Sadece Emine değil bütün kardeşler birbirine bakıyor, özellikle de 2 yaşındaki Hasan’a. “Evin küçük çocuğu ağacın en küçük meyvesidir” diyor Ahmed Bey. “En çok ilgiyi ona göstermek, onu en yükseğe koymak gerekir ama onunla oyun oynamaya bile zamanım kalmıyor, yıkanacak çamaşırlar, yapılacak temizlik ve pişirilmesi gereken yemek var. Ben de evin en küçük çocuğuydum, eski zamanlarda tarlada babamla oynadığımız günleri hatırlıyorum ve hatırımda kalan oyunları çocuklarımla oynuyorum”. “Genelde babalar çalışır ve anneler çocuğa bakar, bizim kültürde anne ile çocuklar daha yakındır, maalesef bizde işler böyle gitmedi”.
 
Ahmed Bey yemeği hazırlarken küçük Hüseyin ile konuşuyoruz. Hüseyin için babası bir süper kahraman, onu çizdiği portre üzerinden şöyle tanımlıyor: “Benim babam uçabiliyor, hem de benim yanıma. Uçarak eve geliyor. Uçuyor ve insanlara meyveli yoğurt dağıtıyor. Bak yine uçuyor ve arkadaşlarıma meyveli yoğurt dağıtıyor.” Ahmed El İlevi belki uçamıyor ama diğer çocukları gibi Hüseyin’in gözünde de bir süper kahraman.
 
 
Ahmed El İlevi benzer vakalarda görüldüğü üzere tekrar evlenmek yerine tek başına ebeveynlik sorumluluğunu almayı tercih etmiş bir baba. “Önceliğim çocuklarım ve de onların sağlığı, onlar iyi olmadan, durumumuz düzelmeden gözüm başka bir şeyi görmez, baksana hem hayatımızdan olduk hem de evimizden. Yoksulluğu gördük, oradan oraya savrulduk”. Ahmed Bey çocuklarına hem anne hem baba olmak istemiş, üstelik bu sorumluluğu kimse ile de paylaşmak istemiyor.
 
Ahmed  El İlevi “Kahramanlar kötü zamanlarda nasıl duracağını bilir” diyor. “Ben kahraman değilim, olması gerekeni yaptım ve bütün babalar da sevgiyle çocuklarına bakmalı” diye de ekliyor ama bir şeyin farkında değil: o çocukları için sadece “orada olarak” bile Süpermen’den çok daha güçlü.  
 
Suriye savaşı geriye çok fazla süper baba bıraktı ve Ahmed El İlevi onlardan sadece biri. Bütün babalar çocuklarının gözünde süper kahramandır. Süper baba olmak icin uçabilmeniz gerekmiyor, bazen sadece çocuğunuzun yanında olmanız yeterli.


 

   
 
UNICEF Turkey Country Office, Yukarı Dikmen Mah. Alexsander Dubçek Cd. 7/106, 06450 Çankaya/Ankara. Telephone: +90 312 454 1000 Fax: +90 312 496 1461 E-mail: ankara@unicef.org