Anasayfa > Basın Merkezi > 2017 > Mayıs > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (5/2017)

Bir kamyondan çok daha fazlası: Oyun oynamak ve öğrenmek için özel bir yer


UNICEF ortaklığıyla Türk Kızılayı tarafından kullanılan kamyon Türkiye'deki iki Gezici Çocuk Dostu Alan'dan biri. Fotoğraf: © UNICEF Turkey/2017/Lorch
Donatella Lorch / UNICEF

İZMİR, 3 Mayıs 2017
– Raghad kimsenin kendisini durdurmasına izin vermeyecekti. 12 yaşındaki Suriyeli bu minik kız çocuğu sabahın 6’sında kalkmış, giyinmiş ve iki küçük erkek kardeşine kahvaltı hazırlamıştı bile.
Ardından her üçü de montlarını üzerlerine atıklarını da boyunlarına geçirip, gülümseyerek kapıda beklemeye başlamış ve annelerine acele etmesini söylüyordu. 

“Hayır gelmiyorum,” dedi 40 yaşındaki anneleri Khoula. “Hava soğuk ve yağmurlu. Sizi götüremem. Kendiniz gidin.”
 
Nihayet karşılıklı inatlaşmayı kazanan çocuklar oldu ve dördü birden otobüsle bir saat süren hedeflerine doğru yola koyuldu. Vardıkları yer, okullarındaki araba park alanıydı. Yağmurun şiddeti azalmış ve çiselemeye başlamıştı, ama gece boyunca bardaktan boşalırcasına yağan sağanak nedeniyle yerler büyük su birikintileri doluydu. Üç kardeş bu durumu umursamadı bile. Üzerinde, bir bahçe çitinin etrafında dans eden kırmızılı, mavili ve sarılı çocukların boyalı olduğu upuzun kamyon onları büyülemişti.  
 
Kamyonun içi bundan daha da bile sevimliydi. 45 metrekare büyüklüğündeki bu tek odalı alanın tavanı balonlarla süslenmiş, yerleri ise renkli kilimlerle döşenmişti. Kenarlarda ise ufacık tefecik modern koltuklar diziliydi.  
 
“Burası çok güzelmiş,” diye fısıldadı Raghad. "Hem sıcak da.”
 
Türk Kızılayı tarafından UNICEF’in ortaklığıyla işletilen bu şirin kamyon Türkiye’de hizmet vermekte olan iki Gezici Çocuk Dostu Alandan (GÇDA) biri. Her iki kamyon, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren 28 Çocuk Dostu Alan (ÇDA) gibi Suriyeli mülteci çocuklara oyun oynayabilecekleri, bir şeyler öğrenebilecekleri ve aynı zamanda psiko-sosyal destek alabilecekleri güvenli bir mekân sunuyor. Diğer gezici kamyon ise güneydoğuda, Şanlıurfa’da hizmet veriyor. Ayrıca, Gezici Çocuk Dostu Alanlara yerel halktan Türkiyeli çocuklar da katılabiliyor. Bu sayede bu kamyonlar aynı zamanda sosyal bütünleşmeyi kolaylaştıran bir köprü işlevi de görüyor.


 
Türkiye, yarısından fazlası çocuk olmak üzere 2,9 milyon civarında Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor.
 
Gezici Çocuk Dostu Alanlar, çok sayıda Suriyeli öğrencinin okuduğu okulların yakınında iki aya kadar süreyle hizmet veriyor. UNICEF’in tahminlerine göre bir Gezici Çocuk Dostu Alanın etkinliklerine ayda 400 kadar öğrenci katılıyor. Çeşitli oyunların yanı sıra Kızılay’ın gençlik çalışanları aradaki buzları kırmayı ve takım iletişimi oluşmasını sağlayan bir dizi etkinlikler düzenliyor. Bunlarla beraber çocuk hakları, hijyen ve akran zorbalığı gibi konular üzerine de tartışmalar sunuyor. Bugünkü sabah oturumuna ise 8 ila 11 yaş grubundaki çocuklar katılıyor.
 
Kamyon okula sömestr tatili başlamadan bir gün önce vardı. Kızılay’ın gençlik çalışanları ailelere ve öğretmenlere kendilerini tanıtıp ve nasıl çalıştıkları hakkında bilgi verdiler. Ertesi sabah 20 çocuk toplanmıştı. Ama kamyonda sessizlik hâkimdi. Birbirlerine “Seni daha tanımıyorum ki” dercesine bakıyorlardı.
 
“Bugün hem Suriyeli ve hem Türkiyeli çocukların da bulunduğu karma bir grubu ağırlıyoruz,” diyor 30 yaşındaki Kızılay gençlik çalışanı Hilal. “Aileleri de davet ettik” diye ekliyor. “Anne ve babalar çok önemli. Durumu bilmelerini ve çocuklarını buraya içleri rahat bir şekilde bırakabilmelerini istiyoruz.”
 
Suriyeli mültecileri kabul eden pek çok devlet okulu gibi, Gezici Çocuk Dostu Alanı ağırlayan okul da aşırı derecede kalabalık olduğundan öğrencilerine ikili eğitim sunuyor. Kamyonun ise çocuklar için çok özel bir yeri var. Hilal ve ekip arkadaşları öğrenmeyi eğlenceli bir hale getirmeyi biliyorlar. Mesela o günün konusu trafik kuralları konusunda çocukların bilgisini artırmaktı. Çocuklara önce resim yapmaları için kâğıtlar ve renkli kalemler dağıtılırken, ardından da Kızılay’dan bir gençlik çalışanı trafik ışıklarını, acil telefon numaralarını ve sokak trafik levhalarını anlattı. O anlattıkça da ortam yavaş yavaş konuşmalar ve gülüşmelerle canlandı.

Raghad ise kardeşlerinin yanında oturmuş, minderinin üzerine eğilerek resim çiziyor. “Resim yapmayı çok seviyorum,” diyor. “Biz evde hep resim yaparız.”
 
Son derste çocuklar devasa bir yol haritasının etrafında toplanıp, üzerine çeşit çeşit yol işaretleri yerleştirdi. Kendilerini iyice derse kaptıran Raghad’ın biri 10 diğeri 9 yaşındaki iki kardeşi de yerlerinden heyecanla zıplayıp ellerini kaldırarak gençlik çalışanının dikkatini çekmeye çalışıyordu.
 
Suriye’de lisede coğrafya öğretmenliği yapan anneleri Khoula ise çocuklarının yeni arkadaşlar edinmelerinden memnun, bir köşede oturuyordu. Aile Türkiye’ye geleli henüz dört ay olmasına rağmen, Khoula çocuklarının daha şimdiden başlangıç düzeyindeki İngilizcelerini Türkçe ile karışık konuştuklarını anlatıyor. Raghad ve kardeşleri haftada altı saat Türkçe dersi alıyor. Gelecek yıl ise Türkçe dersleri 15 saate çıkacak. Normal sınıflara dâhil olmadan önce Türkçeyi belirli bir akıcılık seviyesiyle konuşabilmeleri gerekiyor.
 
Türkiye’deki hayata uyum sağlamak Khoula ve kocası için çocuklarına göre çok daha zor oldu. Khoula halen işsiz, kendisi gibi öğretmen olan kocası ise şimdi asfaltlama işlerinde çalışıyor ve günde 70 lira ücret alıyor. Khoula öğretmenlik yaptığı günleri özlemle hatırlıyor.
 
Ancak, çocuklarının neşesi gözle görülür bir şekilde endişelerini hafifletiyor. Oğlu Mahmud’un çizdiği resme doğru eğilirken Khoula bir yandan da gülümsüyor. “Bu bir ev” diye ilan ediyor Mahmud, gururla.
 
Etkinlik bittiğinde çocuklar kamyonun dışında toplanıyorlar. Eve dönmekte istekli değiller. Biri Türkiyeli, diğeri Suriyeli, iki kız kol kola yürüyorlar. Evlerinin yolunu tutmadan önce de son bir kez Kızılay gençlik çalışanı Hilal’le kucaklaşıyorlar.
 
ÇOCUKLAR İÇİN ORTAKLIK

UNICEF, Türk Kızılayı’nın ortaklığında ve Alman Hükümeti (KFW), Japon Hükümeti ve Avrupa Birliği’nin (AB Güven Fonu) finansal yardımlarıyla iki Gezici Çocuk Dostu Alana destek veriyor. Gezici Çocuk Dostu Alanların her biri ayda 400 çocuğa hizmet veriyor. Gezici Çocuk Dostu Alanların gideceği okulların belirlenmesinde ise İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve diğer yerel kurumlarla yakın işbirliği içinde çalışılıyor. Bu alanlardan hem Türkiyeli hem de farklı ülkelerden çocuklar yararlanabiliyor.