Anasayfa > Basın Merkezi > 2014 > Mart > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (3/2014)

Kadın erkek eşitliği topyekûn kalkınmanın temeli


Ankara, 8 Mart 2014 (BM Türkiye) - Yoksulluk, açlık, ayrımcılık, hastalıklar ve insani gelişimin önündeki diğer engellerin ortadan kaldırılması için belirlenen uluslararası hedeflere erişilmesi öngörülen 2015 yılı sonuna az bir süre kala, kadın-erkek eşitsizliği insanlığın önünde hala aşılması gereken önemli bir sorun olarak duruyor. Ancak, kız çocuklarının okuldan alınarak zorla evlendirildiği, kadınların iş imkanlarının kısıtlı olduğu ve kadına karşı şiddetin günlük hayatın bir parçası haline geldiği bir dünyayı kabullenmek artık mümkün değil.

Kadınlar ve kız çocuklarının güvence altına alınması sadece en önemli insan haklarından birini yerine getirmekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazını teşkil ediyor. Sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın güvence altına alınabilmesi için de ülkelerin kadınların toplum içindeki yerini güçlendirmeleri ve kadınların ve kız çocuklarının eğitimine önem vermeleri gerekiyor.

Bu amaçla, Birleşmiş Milletler 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bu yıl “Kadın erkek eşitliği topyekûn kalkınmanın temeli” teması altında işliyor.

Küresel istatistiki veriler, uluslararası topluluğun arzuladığımız dünyanın yaratılması amacıyla 2015 sonrası kalkınma gündemini belirlediği bir dönemde kadın erkek eşitliğinin sağlanabilmesi için hızla harekete geçilmesi ve işbirliğinin derinleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
 
İstatistikler kadın-erkek eşitsizliğinin küresel bir sorun olduğunu gösteriyor 
- Kronik açlık çeken yaklaşık bir milyar insanın yüzde 60’ını kadınların teşkil ettiği tahmin ediliyor. 
- Kadınlar, dünya genelinde parlamentoların sadece yüzde 21,4’ünü oluşturuyor. 
- Dünya genelinde her on kadından üçü bir tanıdığı tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kaldığını bildiriyor. 
- Bazı üllkelerde ilerleme sağlanmış olmasına rağmen, hala günde 800 kadın hamilelik ya da doğum sırasında önlenebilir sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitiriyor. 
- Kız çocuklarının küresel olarak okula kaydolma oranlarında artış yaşanmakla beraber, okuma yazma bilmeyen 123 milyon gencin yüzde 61’ini kadınlar oluşturuyor. 
- Küresel seviyede, 20 ila 24 yaşındaki kadınların üçte biri, bir diğer deyişle yaklaşık 70 milyon kadın, 18 yaşın altında evlendirilmiş. Çocuk gelin sayısında bir nebze de olsa azalma görülse de, eğer köklü önlemler alınmazsa önümüzdeki on yıl içinde çocuk gelin sayısı 150 milyona ulaşacak. 
- Aynı işi yapsalar bile kadınlar erkeklerden yüzde 17 ila yüzde 35 oranında daha az maaş alıyor. 
- Kadınlar dünya genelinde işlerin yüzde 66’sını, gıda üretiminin yüzde 50’sini gerçekleştiriyor, ancak gelirin yüzde 10’unu elde edebiliyor ve gayrimenküllerin sadece yüzde birine sahip bulunuyor. 
- Cinsel ayrımcılık, insan tacirlerinin eline düşme, uyum, siyasette yeterli derecede temsil edilememe, kaynaklara ulaşmada karşılaşılan eşitsizlikler, temel hizmetlere ulaşılmasında yaşanan sıkıntılar göçmen kadınların karşı karşıya kaldığı sorunların başında geliyor. 
- İkamet izni bedeli, temel sosyal hizmetlere kısıtlı ulaşım, cinsel şiddet ve güvenli ikamet imkanına sahip olamamak mülteci kadınların karşı karşıya bulunduğu eşitlikten yoksun statülerinin ana unsurlarını teşkil ediyor.
 
Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için önemli adımlar attı, ancak daha kat edilmesi gereken mesafe bulunuyor 
- Siyasi katılım, üreme sağlığı, eğitim ve iş gücüne katılımda toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini yansıtan 2012 Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde (TCEE) Türkiye, 187 ülke arasında 68inci sırada yer alıyor. 
-Parlamentolararası Birlik (IPU)’in ulusal parlamentolardaki kadın milletvekili sayısı konusundaki en son verilerine göre 548 üyeli parlamentosunda sadece 79 kadın (yüzde 14,4) milletvekiline sahip olan Türkiye 188 ülke arasında 92inci sırada bulunuyor. 
- Türkiye’de kadınların yerel politikaya katılımları da oldukça düşük. 2009 yerel seçimleri sonucunda belediye başkanlarının sadece yüzde 0.9’u, belediye meclislerinin yüzde 4,21’i, ve il genel meclislerinin sadece yüzde 3,25’ini kadınlar oluşturuyor. 
- Türkiye’nin en son yayımlanan Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) İlerleme Raporu’na göre, ortaöğretime devam edemeyen kızların oranı dikkate değer olmasına rağmen, Türkiye ilköğretimde cinsiyet eşitliğini sağlama amacına neredeyse ulaştı.
- Kasım 2013’de (en güncel veri) erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 71,1 iken, bu oran kadınlar için yüzde 30,4’dür ki bu oran yüzde 50,3 olan dünya ortalamasının ve Gelişmiş Ekonomiler ve Avrupa Birliği ortalaması olan 52,9’un çok gerisinde kalıyor.
- Aynı yıl kadınların istihdam oranı yüzde 26,6’dır. Bu oran her dört kadından sadece birinin istihdam edildiğine işaret ediyor. 
-Türkiye’de kadınların erkeklere oranla daha düşük maaşlı, güvencesiz ve düşük statülü işlerde çalışma olasıkları daha fazla. 
- Son ulusal verilere göre Türkiye’de her beş kadından ikisi yaşamı boyunca en az bir kez siddete maruz kalıyor. 
- Töre ve namus cinayetleri kadınlara yönelik şiddetin önemli bir yönünü teşkil ediyor.
- Türkiye’de her üç gelinden birini çocuk gelinler, yani 18 yaş altında evlendirilenler oluşturuyor.
 
Birleşmiş Milletler kuruluşları toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçeğe dönüştürmek için devlet kurumları, STK’lar ve medya ile yakın işbirliği yapıyor
FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü) sürdürülebilir kırsal kalkınmanın sosyo-ekonomik ve toplumsal cinsiyet eşitliği ayaklarını güçlendirmek amacıyla kırsal kesimde yaşayan kadınların kapasitelerinin geliştirilmesi için çalışıyor. FAO kırsal nüfusun mevcut durumunu değerlendirmek için, tarım ve kırsal kesim alanlarında cinsiyete göre ayrıştırılmış veri setleri geliştirmekte yardımcı oluyor, kanıta ve bilgiye dayalı politika yapma süreçlerine destek sağlıyor.
ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) işbirliği ve İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) kanalıyla İsveç finansmanı ile “Kadınlar için Daha Çok ve Daha İyi İşler: Türkiye’de İnsana Yakışır İş için Kadınların Güçlendirilmesi” projesini yürütüyor. Proje sayesinde kadınların insana yakışır işlere erişimini sağlayacak Türkiye’nin ilk “Kadın İstihdamı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eylem Planı” da hazırlanıyor.
IOM (Uluslararası Göç Örgütü) Türkiye’deki faaliyetlerinin 23’üncü yılına girerken, yeni “Yabancılar ve Uluslararası Koruma” kanunu çerçevesinde, özellikle kriz durumları içindeki göçmenlere odaklanarak göçmen kadınlar ve çocukların insan haklarını ve onurunu korumak için çaba göstermeye devam ediyor. IOM’in faaliyet gösterdiği başlıca alanlar arasında cinsiyet duyarlı göç politikalarının savunulması, insan ticaretiyle mücadele ve göçün cinsiyet etkileri hakkında politika bazlı araştırma yer alıyor.
Yerel Gündem 21 Programı (YG-21), Türkiye’de, 1997’den bu yana, UNDP (BM Kalkınma Programı) ortaklığında yürütülüyor. Kadın Konseyleri, YG-21 Programı kapsamında kurulan yapılardan biri. Bu konseyler, kadınların toplumun bir paydaşı olarak görünürlüğünün artması için bir zemin oluşturuyor. Kadın Konseyleri tarafından oluşturulan kadın koalisyonları Meclisteki Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun kurulmasına da katkıda bulunmuş. GAP Bölgesinde Kadının Güçlendirilmesinde Yenilikler projesi kapsamında ise kadınların yalnızca yüzde 3’ünün ücretli bir işe sahip olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde UNDP, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve SIDA, kendi kooperatiflerini oluşturup yöneterek moda girişimcisi olmaları için önemli moda tasarımcılarıyla kurulan gönüllü işbirliğiyle 1000’in üzerinde kadına, satış ve pazarlama gibi işletme konularında, ayrıca tasarım, kesim ve dikiş gibi teknik konularda eğitim veriyor.
UNFPA (BM Nüfus Fonu) cinsiyet temelli şiddet ile mücadele ediyor ve medya kampanyaları aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlenmesi için çalışıyor. UNFPA namus cinayetleri, ensest, cinsiyet temelli şiddet ve okul çağındaki çocukların toplumsal cinsiyet eşitliğine bakışları gibi konularda bir çok araştırma yayınlamış bulunuyor. Bu araştırmaların sonuçları politikacılar, medya ve hizmet sağlayıcıları tarafından yakından takip ediliyor.
UNFPA ayrıca, kadına karşı şiddetle mücadele amacıyla kapasite geliştirme çalışmalarında bulunuyor. UNFPA bir de yetiştirme yurtlarında yetişen genç kadınların güçlendirilmesi ve rehberlik (mentor) mekanizmasının kurulması ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün içinde rehberlik/yol göstericilik mekanizmasının oluşturulması amacıyla “Nar Taneleri” isimli bir proje yürütüyor.
UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği) kadın erkek eşitliğini güçlendirmek ve herkesin koruma ve yardımlara eşit olarak erişimini sağlamak, kadınların konumlarının güçlendirilmesini desteklemek amacıyla kadınlara destek olmak ve yaşamlarına etki eden tüm konularda kadınların karar alma mekanizmalarında yer almalarını desteklemek amacıyla çalışmalar sürdürüyor.
UNHCR, çatışmaların başladığı tarihten bu yana Suriye'deki acil durum ile ilgili olarak Türk makamlarıyla yakın işbirliği halinde çalışıyor. UNHCR, Türkiye'nin yardım faaliyetlerine teknik ve malzeme desteği vererek katkı sağlıyor. UNHCR, kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarının güçlendirilmesine yönelik programları ve mesleki eğitimleri destekliyor.
UNIC (BM Enformasyon Merkezi) medya ve gençlerle yürüttüğü çalışmalarda toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yapıyor.
UNICEF (BM Çocuklara Yardım Fonu) kız çocuklarına ve gençlere dezavantajlı grup kapsamında yaklaşıyor. Hali hazırda kız ve erkek çocukların okula yazılma oranlarında eşitlik elde edilmesinde UNICEF’in yaptığı katkılar da rol oynamış bulunuyor. UNICEF, okul dışı çocuklarla, başta da kız çocukları ve dezavantajlı grupların haklarının vurgulanması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü), Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stockholm Sözleşmesi Ulusal Uygulama Planı (UUP) Guncellenmesi Projesi kapsamında Kalıcı Organik Kirleticilere maruziyet açısından Türkiye’deki sektörel istihdama göre cinsiyet analizi yapıyor.
UN Women (BM Kadın Birimi) Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi İstanbul’da açılıyor. Bölge Ofisi; BM Kadın Birimi’nin Orta Asya, Kafkaslar ve Balkanlar’da toplumsal cinsiyet eşitliği, kadının güçlenmesi ve kadın haklarının geliştirilmesi için yürütülen çalışmaları desteklemesi öngörülüyor. BM Kadın Birimi, Türkiye'deki faaliyetleri kapsamında, toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımını yasama süreçlerine dahil etme amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi için çalışıyor. BM Kadın, yasa taraması yaparak mevcut temel yasaları toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısından değerlendiriyor. BM Kadın Birimi belediyelerin planlarını ve bütçelerini toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısından analiz edebilmeleri, geliştirmeleri ve denetleyebilmeleri için toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme (TCDB) eğitimleri düzenliyor, TCDB rehberleri hazırlıyor.
WFP (Dünya Gıda Programı), Türkiye’deki kamplarda yaşayan yaklaşık 140 bin Suriyeliye destek vermekte ve yürüttüğü operasyonlar ve programlarında toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik ediyor. WFP Türkiye Programı, kamplardaki yönetim ekiplerindeki kadın ve erkek gözlemciler ve faydalanıcıların eşit sayıda olmalarına özen gösteriyor. WFP, kamplarda toplumsal cinsiyete duyarlı faaliyetler ve bilgilendirme kampanyaları yürüttüğü gibi kadın faydalanıcılar için ayrıca toplantılar da düzenliyor.
 
BM kuruluşları kadınların konumlarının güçlendirilmesi için ortak projeler de yürütüyor 
BM Kadın Birimi ve UNDP ortaklığında, İsveç Kalkınma Ajansı (SIDA)’nın mali desteği ile Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği’ne Yönelik Elverişli Ortamın Teşvik Edilmesi Ortak Programı’nı yürütülüyor. Söz konusu ortak program kapsamında, BM Kadın Birimi tarafından, Parlamentolararası Birlik (IPU)’in işbirliği ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK)’nun kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede 32 temel yasa toplumsal cinsiyet perspektifi ile inceleniyor. KEFEK üyeleri ve TBMM Genel Sekreterinin katılımıyla, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Parlamento konulu bir öz değerlendirme çalıştayı gerçekleşti. Bu çalıştayda ortaya çıkan ihtiyacı karşılamak üzere, TBMM bünyesinde görev yapan yasama uzmanlarına yönelik Yasamanın Toplumsal Cinsiyet Perspektifi ile Analizi İleri Düzey Eğitimi gerçekleştirildi.
BM Kadın Birimi ve UNDP, Sabancı Üniversitesi’nin ortaklığında, finansmanı Sabancı Vakfı tarafından karşılanan, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yanı sıra Türkiye Belediyeler Birliği’nin işbirliğiyle Birleşmiş Milletler Kadınların İnsan Haklarının Geliştirilmesi Ortak Programı’nı yürütüyor. BM Kadın Birimi, bu çerçevede, 11 ilde toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme (TCDB) eğitimleri düzenliyor.
UNDP ve UNFPA toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve yerel dinamiklere odaklanan tek proje olan Kadın Dostu Kentler Projesini 12 ilde yürütüyor.
 
Kadın-erkek eşitliği için hangi adımları atmalıyız?
Küresel ve yerel anlamda kadın-erkek eşitliğini sağlayabilmek için kadınların karar alma mekanizmalarına katılımlarını arttırmamız, kadına karşı şiddeti önlememiz ve cinsiyet temelli yaygın olumsuz klişeleri ortadan kaldırmamız gerekiyor.
Bu yolda ilerlemek için sadece yasal değişiklikleri yapmak yetmiyor. Yasaların etkin olarak uygulanması gerekiyor. Kadınlara yönelik yatırımların sosyal ve ekonomik kalkınmada büyük katkı yaptığı, özgürlükleri güçlendirdiği ve kazanımların kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini gösteren bir çok veriye sahip bulunuyoruz. 21. Yüzyılda Dünya artık kadınlara ve kız çocuklarına yönelik ayrımcılığa mutlaka son verilmesini sağlamalıdır. Bunu yapabilecek güce sahiptir.
Uluslararası topluluğun arzuladığımız dünyanın yaratılması için 2015 sonrası kalkınma gündemini oluşturmak amacıyla çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde siyasi irade ve liderlik gösterilmesi kadın erkek eşitliğinin ve kadınların ve kız çocuklarının konumlarının güçlendirilmesi çabalarını sürdürülebilir kılınması amacıyla büyük bir önem taşıyor.
Türkiye tarafından atılan adımlar Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için ihtiyaç duyulan unsurlara yani kararlı bir hükümete, güçlü bir özel sektöre, etkin STK’lara ve canlı bir medyaya sahip bulunuyor. BM Türkiye de kadınların konumlarının daha da güçlendirilmesi için tüm taraflarla işbirliğini sürdürmeye devam ediyor.