Anasayfa > Basın Merkezi > 2015 > Mart > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (3/2015)

Krizin 4. yıldönümünde Türkiye'deki Suriyeli çocuklar gelecek umutlarını anlatıyor


Mardin Midyat Kampı'ndaki Mustafa ve arkadaşları UNICEF Çocuk Dostu Alan'da...@UNICEF/Türkiye-2015/Yurtsever
TÜRKİYE, Mart 2015 - Suriye’de yaşanan kriz beşinci yılına girerken, ülke içerisindeki 5.6 milyondan fazla çocuğun durumu hala vehametini korumaya devam ediyor. Ülke içindeki fiili çatışmalar ve benzeri nedenlerden dolayı insani yardım kuruluşlarının erişiminin güçlükle sağlandığı bölgelerde yaşayan yaklaşık 2 milyon çocuk da bu rakama dâhil. Halen 2.6 milyon civarında Suriyeli çocuk okula gidemiyor.

Yaklaşık 2 milyon Suriyeli çocuk bugün Lübnan, Türkiye, Ürdün ve diğer ülkelerde mülteci olarak yaşıyor. Türkiye’de 1,7 milyon Suriyeli bulunurken, bu sayının yaklaşık 900 binini çocuklar oluşturuyor. O çocuklardan bazılarının hikayelerini sizler için derledik.

20 günlük Meryem, Şanlıurfa’da bir hastanede dünyaya geldi. Ailesi Deyrizor’dan Türkiye’ye gelmiş. Minik Meryem, ülkesini hiç görmedi.

Beyan 4 yaşında Halepli bir kız çocuğu. Şu anda Akçakale Kampı’nda yaşıyor. Savaş başladığında o daha yeni doğmuştu!
Yeni yapılan 35 bin kapasiteli Suruç Kampı’ndan önce Türkiye’nin en büyük mülteci kampı ünvanını elinde bulunduran, 25 bin nüfuslu Akçakale Kampı’nda binlerce minik öğrenci var. UNICEF Türkiye’nin Suriyeli mülteci çocuklar için inşaa ettiği 27 okuldan 12 tanesi kamplarda bulunuyor. Onlardan bir tanesi de Akçakale Kampı’ndaki Süleymanşah Eğitim Merkezi. Bu okulda okuyan öğrencilerden biri de Halepli Hiba. 7 yaşındaki minik öğrenci okuldaki ilk senesinde oldukça heyecanlı ve mutlu görünüyor.

Ronak ve Hazer Kobane’den Şanlıurfa’ya gelmiş ailelerin çocukları. Her ikisi 10 yaşında ve sadece Suriyelilelerin devam ettiği bir okulda eğitimlerini sürdürüyorlar. Tenefüste bile ders çalışmaya devam eden ikili, ileride öğretmen olmayı hayal ediyor.

11 yaşındaki Halepli Abir “4 yıldır evimdeki oyuncaklarımla oynayamıyorum. Onları çok özledim, özellikle de mutfak setimi” Albir, bir süredir ailesi ile birlikte Şanlıurfa’ya bağlı Akçakale Kampı’nda yaşıyor.

Kendini adamış gençlik gönüllüleri

Halime, Adana Sarıçam Kampı’ndaki UNICEF Çocuk Dostu Alan’daki en aktif gönüllerden bir tanesi. Söz sırası şimdi Halime’de. “Ondört yaşındayım. Suriye Hama’dan gelidim. Annem ve babam burada. Beş kız ve üç erkek kardeşiz. Üç ablam Suriye’de evliler. Çocuk Dostu Alan olmadan önce ben kendimi hapiste gibi hissediyordum. Bütün gün çadıra kapanıyordum. Ama artık özgürce hareket edebildiğim bir yer  var.

Kampta en çok sevdiğim yer  Çocuk Dostu Alan. Gençlik çalışanlarını ailemin bir parçası olarak görüyorum. İyi ki burası var. Sadece Çocuk Dostu Alan’a  geldiğimde kendimi özgür hissediyorum. UNICEF Çocuk Dostu Alan ile çok iyi bir şey yaptı. Çocuklar mutlu oluyor, en güzel şey de bu bence…”

Mustafa 15 yaşında. Yaklaşık bir buçuk senedir Mardin'dekiM Midyat Kampı’nda yaşıyor. Bize öyküsünü şöyle anlatıyor: “Idlip’ten geldik. 4 erkek ve 1 kız kardeşim var. UNICEF Çocuk Dostu Alan’a üç ay önce gelmeye başladım. İlk geldiğim gün tiyatro gösterisi yaptık, resim çizdik, boyama yaptık, sınıfı süsledik. Çeşitli oyunlar oynadık. Burada çocuklarla çok mutlu oluyorum. Onlara oyuncaklar veriyorum. Faaliyetler yapıyoruz birlikte. Burada arkadaşlarımın olması, problem olmaması ve okula gidip gelmek beni en mutlu eden şeyler. Savaşın bitmesini ve ülkeme dönmeyi istiyorum. Okuluma dönüp arkadaşlarımla tekrar birlikte olmak ve oyun oynamak istiyorum.”

18 yaşındaki Rezzan, “Türkiye’ye Halep’ten kaçtık. Akçakale Kampı’ndaki Çocuk Dostu Alan’da gençlik gönüllüsü olarak görev alıyorum. Buraya her gün sabah 9 ve akşam 5 saatleri arasında geliyorum. Çocuklar ile ilgileniyorum burada. Sadece onları mutlu etmek istiyorum. Aileleri bize güveniyorlar ve çocuklarının buradaki etkinliklere katılmasına izin veriyorlar. Okuldaki öğretmenler de onların buraya katılımını teşvik ediyor. Özel günleri kutluyoruz. Ayrıca, resim yapıyoruz, şarkılar söylüyoruz ve dramalar gerçekleştiriyoruz. Çocuklar için çalıştığım için çok mutluyum.” Rezzan, sözlerine son vermeden önce, “Kampta bir çadırda kalıyorum. 4 yıldır evimizdeki kendi odamda kalma şansım olmadı. O küçük odayı gerçekten çok özlüyorum.” diyor.

“En yakın arkadaşımı yıllardır görmüyorum”

20 yaşındaki Elberaa, Suriyeli genç bir delikanlı. “Rakka’dan Türkiye’ye geldik. Ailem ile birlikte Akçakale Kampı’nda kalıyorum. UNICEF Çocuk Dostu Alan’a her gün geliyorum. Geçen yıldan beri çocuklar ile faaliyetler yapıyoruz burada. Onlar burada vakit geçirmeyi seviyorlar. Onları Çocuk Dostu Alan’a davet etmek için okula gittiğimizde bizleri kucaklıyorlar. Kampta yürüdüğümde yanıma gelip bana merhaba diyorlar özellikle. Bu beni çok mutlu ediyor. Onlar hala savaşın travmasını yaşıyorlar.  Onlara bu travmayı atlatmaları için yardımcı olmaya çalışıyoruz. Genellikle onlarla oyunlar oynuyoruz. Bunun dışında, burada gençlik çalışanları ile Türkçemi geliştirme fırsatı buluyorum. Burada olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

Elberaa, şimdilerde TÖMER kurslarına katılıyor. Sertifikasını aldıktan sonra ise Türkiye’deki bir üniversitede yüksek öğretim görmeyi hayal ediyor. Son olarak ise, “En yakın arkadaşım Wasim’i 4 yıldır görmüyorum. Onun şimdi nerede olduğunu dahi bilmiyorum. Onu çok özledim.” diyor.

Suriyeli çocuklar umut etmeyi bırakmıyor! Bizler de bu umudu yaşatmalıyız!
 
Yazı ve fotoğraflar: Ayberk Yurtsever