Anasayfa > Basın Merkezi > 2008 > Eylül > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (9/2008)

2008/09/19 - UNICEF: Gelişmekte Olan Ülkelerde Anne Ölüm Riskine İlişkin Rapor


Anne ölümlerinin hemen hemen hemen tamamı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir; Sahra Güney Afrika ile Güney Asya'nın anne ölümlerindeki payı yüzde 80'dir.
Fotoğraf Gülnaz Çolak
© UNICEF Türkiye 2008

CENEVRE — UNICEF tarafından bugün açıklanan anne ölümleriyle ilgili yeni bir rapor gelişmekte olan ülkelerde yaşayan kadınların gebelik ve doğum sırasında karşılaştıkları risklere ışık tutmaktadır.

Çocuklar için İlerleme: anne Ölümlerinde Karne başlığını taşıyan raporda, eldeki son verilere göre tüm anne ölümlerinin yüzde 99’unun gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiği belirtilmektedir. Bu ölümlerin yaklaşık yüzde 80’i Sahra Güneyi Afrika ile Güney Asya’da toplanmaktadır.

UNICEF Sağlık Bölümü Başkanı Peter Salama konuya ilişkin olarak şunları söylemiştir: Acı olan gerçek şu ki, her yıl yarım milyonu aşkın kadın gebelik veya doğumla ilgili komplikasyonlar yüzünden yaşamını yitirmektedir. Oysa anne ölümlerinin nedenleri de bellidir, bunlarla nasıl mücadele edileceği de. Kadınlar yaşamlarını boşuna yitirmektedir.

Kanama, özellikle Afrika’da ve Asya’da anne ölümlerinin en yaygın nedenidir. Bir kadının genel sağlık, beslenme ve HIV durumu gebelik ve doğum sağlığını etkilemektedir. Gebelik ve doğum sağlığı üzerinde etkili diğer faktörler arasında yoksulluk, eşitsizlik ve kadınlara ve kadınların sağlığına yönelik genel tutumlar yer almaktadır. Anne ölüm hızları üzerinde kültürel veya geleneksel uygulamaların etkisini de sıkça görülmektedir. Örneğin bu faktörler kadının doğum sırasında ve sonrasında tıbbi yardım alması üzerinde etkili olmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde bir kadının yaşamı boyunca gebelik ve doğumla ilgili komplikasyonlar yüzünden ölme olasılığı 76’da birdir. Oysa bu olasılık sanayileşmiş ülkelerde sadece 8 binde birdir. Bu açıdan en riskli ülke durumundaki Nijer’de kadının sayılan nedenlerle ölme olasılığı 7’de birdir.

Anne ölümlerinin çoğu önlenebilir niteliktedir. Önlemede temel nokta, özellikle gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde gerekli sağlık bakımıdır. Anne sağlığını iyileştirmeye yönelik müdahaleler arasında şunlar sayılabilir: doğum öncesi bakım, sağlık görevlilerinin HIV testi ve danışmanlığı yapması, doğum sırasında kadının yanında vasıflı nezaretçi bulunması, acil doğum bakım hizmetleri, doğum sonrası bakım ve ulusal politikalar doğrultusunda aile planlaması. Bu müdahaleler; ev, toplum, dış hizmet ve sağlık kuruluşu temelli hizmetlerden oluşan bir bütünlük içinde gerçekleştirildiğinde annelere, çocuklara ve yaşadıkları toplumlara çok yönlü yarar sağlayabilmektedir.

Son yıllarda, anne sağlığı alanındaki müdahaleler bakımından umut vadeden bazı gelişmeler görülmektedir. Örneğin gelişmekte olan ülkelerde doğum öncesi bakım kapsamı son on yıl içinde yüzde 15 artmıştır ve bugün çocuk bekleyen annelerin yüzde 75’i bir tür doğum öncesi bakım hizmeti almaktadır. Bu arada birçok ülke de doğum sırasında vasıflı nezaretçi bulundurma alanında önemli gelişmeler sağlamıştır. Örneğin Asya’nın bazı bölgelerinde doğum sırasında yanlarında vasıflı nezaretçi bulunan kadın oranı 1995 ile 2005 arasında yüzde 31’den yüzde 40’a çıkmıştır. Birçok Afrika ülkesinde de buna benzer gelişmeler görülmektedir. Doğum sırasında doğum yapacak kadının yanında vasıflı nezaretçiler bulunması ve bu kişilerin gerektiğinde acil bakım için girişimde bulunabilmeleri annelerin yaşamını kurtarmada en etkili yollardan biridir.

Bununla birlikte, anne sağlığı alanındaki Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşma açısından bakıldığında sağlanan gelişme çok yavaştır. Bilindiği gibi anne sağlığı alanındaki hedef, anne ölüm hızının 1990 yılından 2015 yılına kadar yüzde 75 oranında azaltılmasıdır. Bu yönde ilerleme gelişmekte olan ülkelerde çok yavaştır ve söz konusu hedefe ulaşılabilmesi için mutlaka hızlandırılması gerekmektedir.

BKH’ye (Binyıl Kalkınma Hedeflerine) ulaşılabilmesi için, temel annelik, yeni doğum ve çocuk sağlığı hizmetlerinden oluşan bir bütünlük içinde anne sağlığı konusunun ele alınması gerekmektedir. Gerçekten de, anne ölüm düzeyleri çoğu kez bir ülkedeki ulusal sağlık sisteminin genel performans düzeyini yansıtır – özellikle annelerin ve yeni doğanların olumsuz dış etkilere en açık oldukları doğum sırasında ve bunu izleyen dönemde. Bu kritik boşluğun doldurulması içinse, annenin sağlığı ile yeni doğan bebeğin sağlığı arasındaki yakın ilişkiden hareketle, gerek anneye gerekse çocuğa yarar sağlayacak hizmetlerde kapsam genişletilmelidir.

UNICEF istatistik ve izleme Bölümü Başkanı Tessa Wardlaw’ın sözleriyle: Annelerin yaşamlarının kurtarılması yalnızca ahlaki bir zorunluluk olmanın ötesinde, çocuklarına, ailelerine, toplumlarına ve ülkelerine yarar sağlayacak sağlam bir yatırımdır. Nitekim anne sağlığı ile örneğin aşırı yoksulluğun ortadan kaldırılması, çocuk ölümlerinin azaltılması, HIV/AIDS ve diğer hastalıklarla mücadele gibi diğer Binyıl Kalkınma Hedefleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır.

UNICEF Hakkında

UNICEF, erken dönemden ergenliğe kadar uzanan dönemde çocukların yaşayıp gelişmelerine yardımcı olmak amacıyla 150 ülke ve bölgede faaliyet göstermektedir. Gelişmekte olan ülkelere aşı sağlayanlar arasında listenin en tepesinde yer alan UNICEF, çocuk sağlığı ve beslenmesi, temiz içme suyu ve sanitasyon, tüm kız ve erkek çocuklara kaliteli temel eğitim sağlanması; çocukların şiddet, sömürü ve AIDS gibi tehlikelerden korunması gibi alanlarda gösterilen çabalara destek olmaktadır. UNICEF’in geliri bütünüyle kişilerin, iş çevrelerinin, vakıfların ve hükümetlerin gönüllü katkılarından oluşmaktadır.

Yayın kalitesinde b-roll arayan yayıncılar için:

www.thenewsmarket.com/unicef.

Daha fazla bilgi için:

Veronique Taveau, UNICEF Cenevre, Tel: +41 22 909 5716

Brian Hansford, UNICEF New York, Tel: +212 326 7269

Kate Donovan, UNICEF New York, Tel: +212 326 7452

Sema Hosta, UNICEF Türkiye, Tel: +90 312 454 1000