Anasayfa > Basın Merkezi > 2007 > Ocak > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (1/2007)

2007/01/16 - UNICEF: Çocuklara uygun bir dünya yaratmada 60 yıl


Aralık ayında Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu'nun (UNICEF) kuruluşunun 60'ıncı yılını kutladık. Bu 60 yıllık süre içinde, New York'ta, Paris'te veya Ankara'da uluslararası topluluğun insancıl çabalarında çeşitli görevlerde bulundum. Gene 1946 yılında kurulan Dünya Sağlık Örgütü'nün imzacıları arasında bugün yaşayan tek kişi benim.

UNICEF’in çalışmaları konusunda daha en başından bilgi sahibiydim. İyi bilindiği gibi UNICEF İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’daki çocuklara yardım amacıyla kurulmuştu. UNICEF’in ilk direktörü Maurice Pate, bu görevi, kuruluşun savaşın yenik devletleri ile galip devletlerinin çocuklarına eşit düzeyde hizmet götürmesi koşuluyla kabul etmişti. Pate kısa süre sonra Ankara’ya geldi. O sıralarda Ankara’da bir çocuk hastanesi ve çocuk sağlığı enstitüsü kurma çabaları içindeydim. Bu tesislerin donanımı için UNICEF’in yardımını istedim. Kendisi bana New York’taki UNICEF binasında bir ofis verdi. Böylece bir sekreterin de yardımıyla, gerekli donanımı katalogdan seçerek belirledim.

UNICEF Milli Komiteleri zamanla çeşitli ülkelerde kurulmaya başladı. 1958 yılında Türkiye Milli Komitesi Başkanı oldum. Merkezi Ankara’da olan bu Komite İstanbul’da ve daha başka illerde şubesini açtı ve Türkiye Milli Pediatri Derneği’nin yerel şubeleri ile birlikte projeler uygulamaya başladı.

2003 yılına kadar UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin başında kaldım. Ardından bana onursal başkanlık payesi verildi ve Komite’nin başına Profesör Talat Halman geçti. Bu arada, uluslararası düzeyde, üç dönem UNICEF İcra Kurulu başkan yardımcılığının ve Program Komitesi başkanlığının ardından iki dönem için İcra Kurulu başkanlığını üstlendim.

1968 yılından bu yana Uluslararası Pediatri Derneği başkanı, genel direktörü ve en son olarak da onursal başkanı olarak sürekli görev yaptım. Bu bağlamda üyeleri, becerilerini ve prestijlerini yalnızca kendi hastaları için değil tüm çocukların korunması ve tedavisi için kullanmaya özendirdim. Derneğin 500 bin üyesi, politikaları belirleyenleri etkileyerek ve çocukların sağlık ve gelişim haklarını savunarak Sağlıklı bir Dünya için Sağlıklı Çocuklar davası çerçevesinde çalışmaya koyuldu. 2002 yılı Mayıs ayında gerçekleşen Birleşmiş Milletler Özel Çocuk Oturumu ise bu davanın daha da ileri taşınmasına vesile oldu.

1938 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduğumda, başta kırsal kesimlerde olmak üzere çocuk ölümleri ve çocuk sağlığı açısından olumsuz durumun hemen farkına varmıştım. O zamanlar, yeni doğan her üç bebekten biri daha bir yaşına gelmeden ölüyordu. İlk kez o zaman, bu durumun düzeltilmesine benim de katkım olabileceğini düşündüm. Sonuçta, bu alandaki çarpıcı ilerlemelere tanıklık edecek ölçüde şanslıydım. Bugün, 1980’lerin başında UNICEF tarafından başlatılan Çocuk Yaşatma Devrimi gibi girişimlerin de yardımıyla, bebek ölüm hızı, o geçmiş dönemdekinin onda birine düşmüştür ve bugün bin doğumda 30 kadardır.

60 yıl önce köylerimizin çoğunda su yoktu. Bütün bunlar artık değişmiştir. Okur yazarlıkta da büyük artış olmuştur. Bununla birlikte, daha almamız gereken çok yol var. Avrupa’da bebek ölüm hızı binde 8-10’dur ve Finlandiya ve Japonya gibi kimi ülkelerde bunun da altındadır. Şimdi, onları yakalamak için gerekli altyapıya sahibiz. Türkiye’de, doğumu izleyen ilk dört ay içinde yalnızca anne sütüyle beslenen çocuk yüzdesi ne yazık ki henüz düşüktür. Bu bakımdan, hazır mamaların hastanelerden ve doğumevlerinden uzak tutulması çok önemlidir. Bunun için daha çok çalışmalıyız.

Bunlar benim kendi uzmanlık alanımdan örnekler: küçük çocukların yaşaması ve sağlığı. Aynı konu UNICEF’in çalışmalarının da odak noktasını teşkil etmektedir. Ancak, üstesinden gelinmesi gereken başka görevler de vardır. Bugün çocukların çoğu kentsel yerleşimlerde yaşamaktadır. Buralarda ek risklere açık olan çocuklar potansiyellerini tam gerçekleme çabası içindedir. Yoksulluk önemli bir sorundur. Bütün çocuklara iyi eğitim sağlanması, salt çocukların kendi esenliklerinin ötesinde daha iyi bir dünya yaratmak açısından da büyük önem taşımaktadır.

Küresel ölçekte bakıldığında varsıllarla yoksullar arasındaki uçurum daha da büyümüştür. Eğer dünya nüfusunun %20’si dünyada toplam gelirin %80’ine sahipse, o zaman ortada bir yanlışlık vardır. Barışı sağlamak için yoksulluğu, özellikle de aşırı yoksulluğu ortadan kaldırmamız gerekiyor. Hali vakti yerinde olan ülkeler, sömürünün uzun erimde kendi aleyhlerine olacağını fark etmek zorundadır. Bunan yanı sıra, sömürüye, yolsuzluğa, ilhakçılığa, yabancı düşmanlığına ve farklı inanç ve milliyete sahip kesimlere yönelik hoşgörüsüzlüğe karşı da mücadele edilmesi gerekiyor. Hoşgörüyü daha en küçük yaşlarda öğretmek dururken, çocuklara askerlik öğretip savaşlarda ölmelerine göz yumuyoruz.

Prof. Dr. İhsan Doğramacı:

  • Ankara Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı;
  • UNICEF Türkiye Milli Komitesi Onursal Başkanı;
  • Uluslararası Pediatri Derneği Onursal Başkanı;
  • Uluslararası Çocuk Merkezi Başkanı, Ankara;
  • UNICEF İcra Kurulu eski başkanı’dır.