Anasayfa > Basın Merkezi > 2014 > Eylül > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (9/2014)

Çocuk Haklarına dair Sözleşme'nin kabulünün 25. Yıldönümü yaklaşırken UNICEF soruyor: Dünya bugün çocuklar için daha iyi bir yer mi?


Yeni analiz, bu soruya “evet” dedikten sonra ekliyor: Ancak çocukların hepsi için değil

NEW YORK, 26 Eylül 2014 – UNICEF Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin (ÇHS) Kabul edilişinin 20 Kasım’daki 25. yıldönümü dolayısıyla hazırlanan bir yayını bugün açıkladı. Yeni eğilimlerle ilgili verileri içeren yayın kritik bir soruyu gündeme getiriyor: “Bugün dünya çocuklar için daha iyi bir yer mi?” 


UNICEF analizleri  bu sorunun yanıtının kesinlikle “Evet!” olduğunu göstermektedir. 2014 yılında dünyaya gelen bir bebeğin beşinci doğum gününü görme şansı çok büyük ölçüde artmıştır. Bugün çocukların ilkokula gitme şansı 1989 yılında olduğundan çok daha fazladır. 1-17 yaş grubunda olup çalışan çocuk sayısı 2000 yılından bu yana hemen hemen üçte bir oranında azalmıştır.

Ancak, analizler bir başka gerçeğe daha işaret etmektedir: Sağlanan ilerleme, milyonlarca çocuğu, özellikle yoksul, etnik azınlıklara mensup, kırsal alanlarda yaşayan ya da engeli olan çocukları es geçmiştir.

Milyonlarca çocuk bugün de kendilerini hastalıklara ve beslenme yetersizliklerine karşı koruyabilecek, gelişmiş su ve sanitasyon, kaliteli eğitim imkânlarına erişimlerini sağlayabilecek temel hizmetleri alamamaktadır. Olmaması gerektiği kadar çok sayıda çocuk aşırı yoksulluk içindedir. En yüksek ve en düşük gelir düzeyindeki haneler arasındaki büyük eşitsizlik sürmektedir; örneğin en yoksul hanelere mensup çocuklar arasında ölüm ve bodurluk oranları varlıklı hanelerin çocuklarına göre kayda değer biçimde daha yüksektir.

UNICEF Genel Direktör Yardımcısı Yoka Brandt , Columbia Üniversitesi Yeryüzü Enstitüsü ev sahipliğinde gerçekleştirilen çocuk forumunda yaptığı konuşmada şu noktaya işaret etmiştir: “Eğilimlerle ilgili veriler, bugün dünyaya gelen bir çocuğun hayatta kalıp gelişme şansı 25 yıl öncesine göre çok daha büyük olduğunu göstermektedir. Ancak aynı veriler, dünyanın her ülkesinde ve bölgesinde bu gelişmenin gerisinde kalan çok sayıda çocuk olduğuna da işaret etmektedir. Sözleşmede verilen sözün yerine getirilmesi için kendimizi sorgulamamız, başta en marjinal konumda olanlarla ulaşılması en güç olanlar olmak üzere here çocuğun hakkını kollamak adına farklı düşünmek ve hareket etmek zorundayız.”

Yayında yer alan veriler ve yazılar bugün çocukların karşı karşıya oldukları sorunların da değişmiş olduğuna işaret etmektedir.

1991 yılında dünyadaki silahlı çatışma sayısı 52 ile zirve yapmışken bugün bu sayı azalmış, ancak çatışmaların niteliği değişmiştir. Başta çocuklar olmak üzere ağırlıklı olarak sivil nüfusu etkileyen uzun süreli devlet-içi düşmanlıklar bugün artık bir norm haline gelmiştir. İnsan eseri olan iklim değişikliğinin etkileri çocuklar üzerine yıkılırken 1989 yılında görece az bilinen AİDS pandemisinin faturası da çocuklara çıkmış, milyonlarca çocuk bu yüzden anasız babasız kalmış, HIV kapmıştır. Bilgi, iletişim teknolojisi de çocuklar üzerinde dönüştürücü etkilerde bulunmaktadır: çocuklar bu sayede hemen yakın çevrelerinin ötesiyle iletişime geçebilirken, aynı zamanda çevrim içi tacize ve sömürüye maruz kalmaktadır.

Olumlu bir gelişme, çocuklara yönelik uluslararası ortamın 1989 yılından bu yana önemli ölçüde daha elverişli hale gelmesidir ve Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin bunda önemli bir payı vardır. Sözleşme, tarihte en çabuk ve en geniş biçimde onaylanan insan hakları anlaşmasıdır ve belgenin dünyadaki hemen hemen her ülke tarafından onaylanmış olması ülkeler arasında eşi görülmemiş bir mutabakata işaret etmektedir.

Brandt’ın sözleriyle: “25 yıl önce Sözleşme çocuklar için daha adil bir dünya hedefleyip gerçekleştirmeye çalışmamızda bizler için esin kaynağı olmuştu. Bugün hepimizin önünde duran görev ise geride kalan çocuklara ulaşmaktır. ÇHS’nin hem hedefi hem de görevi evrenselliğidir; başka bir deyişle hedef tüm çocuklara ulaşmaktır.”

***

Yayında yer alan yazılar,  Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin 25. yıldönümü dolayısıyla UNICEF’in tartışma ve diyalogu canlandırmak amacıyla hazırlatmış olduğu bir dizinin parçasını oluşturmaktadır. Kalkınma ve çocuk hakları alanında önde gelen düşünürlerin hazırladıkları yazılar Sözleşme’nin daha eksiksiz uygulanması için atılabilecek somut adımları konu almaktadır. BM Genel Kurulu’nun 1989 yılında Sözleşmeyi kabul ettiği gün olan 20 Kasım yaklaştıkça dünyanın çeşitli bölgelerinden başka yazılar da yayınlanacak ve çevrim içi kullanıma sunulacaktır.

Analiz ve yazıları okumak için: 25 Years of the Convention on the Rights of  the Child: Is  World a better place for children?

Yayınlanan yazılardan alıntılar:

Çocuk hakları, eşitlik ve ortak geleceğimiz - Anthony Lake, UNICEF Genel Direktörü
“Bugün, henüz yerine getiremediğimiz görevleri yerine getirmek için yeni yollar bulma sorumluluğu altındayız; henüz ulaşamadığımız çocuklara ulaşmak, eşitliği ve çocuk haklarını başta ilerlemenin gerisinde kalanlar olmak üzere tüm çocuklara yönelik eylem gündeminin merkezine yerleştirmemiz.  Bu, yalnızca ahlaki bir sorumluluk da değil; aynı zamanda Sözleşme’nin verdiği evrensel görevi gerçekleştirme çalışmalarını hızlandırma açısından pratik bir fırsat. Dahası, maliyet etkin olduğundan bu fırsatın kullanılması kalkınma alanındaki hedeflerimizin hepsine katkı sağlayacaktır. Yapılan araştırmalara göre, politikalarımızı ve programlarımızı ulaşılması en kolay olanlara değil de en zor olanlara bakarak hazırladığımızda daha fazla sonuç elde edilmektedir. Gerçi bunun birtakım ek maliyetleri de vardır; ancak analizlerimize göre sağlanan ek kazanımlar bu maliyetleri fazlasıyla telafi etmektedir.”

Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin ortaya çıkışı ve ruhu - Kirsten Sandberg, Çocuk Hakları Komitesi Başkanı, Oslo Üniversitesi Profesörü
Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin kabul edildiği tarihten bu yana geçen 25 yıl içinde çocuklar adına pek çok kazanım sağlanmış olmakla birlikte çocuk hakları gündemi henüz tamamlanmış olmaktan çok uzaktır. Bugün yaşadığımız olgulardan hiçbiri – küresel değişimin telaşlı hızı, giderek artan eşitsizliklerin yarattığı sorunlar, dijital devrim ve çok kutuplu dünya – Sözleşme’nin benimsendiği 1989 yılında öngörülemezdi. Binyılın Kalkınma Hedefleri için belirlenen son tarihe yaklaşırken ve 2015 sonrası Kalkınma Gündemi tartışmaları ve hazırlıkları sürerken, henüz tamamlanmamış işi tamamlamak ve Sözleşmedeki tüm yükümlülükleri yerine getirmek için yeni fikirler ve yaklaşımlar gerekmektedir.”

Çocuk Haklarına dair Sözleşme: Çocuklara verilen sözleri tutmanın zamanı geçiyor - Kevin Watkins, Denizaşırı Kalkınma Kurumu Genel Direktörü
“Geçtiğimiz iki on yıl içinde çocuk refahı ile ilgili pek çok alanda önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Beş yaşından küçük çocuk ölümleri 1990 yılına göre yarı yarıya azalmış, ayrıca azalmada yıllık hız da artmıştır. Okul dışı çocuk sayısı da azalmışken eğitimde cinsiyet açığı daralmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin daha güçlü bir ekonomik büyüme yoluna girmeleri yoksulluğun hızla azaltılmasına katkıda bulunmuştur. Gelgelelim, bu etkileyici kazanımlara rağmen ya da belki de tam bu nedenle, mevcut ilerleme örüntülerinin Sözleşmenin öngördüğü ayrımcılık yapmama ve eşitlik ölçütlerini karşılayıp karşılamadığı konusuna yeterince dikkat edilmemiştir. BKH’ye doğru ilerlemenin izlenmesi için geliştirilen raporlama sistemleri ulusal ortalamalara odaklanırken dikkatleri ortalamaların gerisindeki eşitsizliklerden saptırmıştır.”

Çocuk Haklarına dair Sözleşme:  Potansiyelini yaşama geçirmek ne anlama gelir? - Jody Heymann, Dekan ve Epidemiyoloji Profesörü,  California Üniversitesi, Los Angeles Fielding Halk Sağlığı Okulu ve Amy Raub, Baş Araştırma analisti, DÜNYA Politika Analiz Merkezi 
“Değişimi hızlandırmak için, Sözleşme’nin benimsenmesinden bu yana hız kazanan bilgi ve iletişim teknolojisi devriminden yararlanmak; yurttaşlara, sivil topluma ve hükümet liderlerine üzerinde harekete geçilebilir gerçek zaman bilgileri sağlamak zorundayız. Ülkelerin cep telefonlarıyla neler yaptıklarına ilişkin güncel bilgilere herke ulaşabilmelidir.  Elektronik haritalar, ülkelerin hangi adımları attıklarını ve nerede açıklar kaldığını hemen gösterebilmelidir. Liderlerin Sözleşme’nin her bir maddesine ilişkin olarak attıkları, örneğin yasa çıkarma ve politika uygulama gibi adımlar ve ayrıca uygulamaya yönelik önlemler hepimiz tarafından anında görülebilmelidir.”

Dünya çocuklar için daha iyi bir yer mi? Sağlanan ilerlemenin istatistik analizi - UNICEF 
“Bu yıldönümünde, yalnızca başarıların ve başarısızlıkların muhasebesinden öte işler yapmamız yaşamsal önem taşımaktadır. Sözleşme’nin dünyadaki tüm ülkeler tarafından onaylanması kadar önemli bir husus da bu belgenin evrensel ölçekte uygulanması için uğraşlarımızı sürdürmemizdir. Önümüzdeki 25 yılda da bugünkü hızımızla devam edemeyiz. Çabalar artırılmadıkça milyonlarca çocuğun haklarına yönelik ihlaller de sürüp gidecektir.

###

UNICEF Hakkında
UNICEF her çalışmasında çocukların haklarını ve iyiliğini gözetmektedir. Ortaklarımızla birlikte 190’dan fazla ülkede ve bölgede yürüttüğümüz çalışmalarda bu taahhüdü pratik işlere dönüştürüyoruz. Özel çabalarımız, nerede olurlarsa olsunlar tüm çocukların yararını gözeterek en güç durumdaki ve dışlanmış çocuklara ulaşmaya yoğunlaştırıyoruz.

BM Çocuk Haklarına dair Sözleşme hakkında
Çocuk Haklarına dair Sözleşme tüm çocukların evrensel haklarını açık biçimde tanımlayan bir belgedir. Tarihte insan haklarıyla ilgili olup en çabuk ve en yaygın biçimde onaylanan uluslararası sözleşmedir. Sözleşme’nin verdiği esinle yasalarda ve uygulamalarda yapılan değişiklikler sonucunda dünyanın her bölgesinde milyonlarca çocuğun yaşamında iyileşmeler gerçekleşmiştir.

Daha fazla bilgi için: 
Melanie Sharpe, UNICEF New York, +1 917-485-3344, msharpe@unicef.org
Rita Ann Wallace, UNICEF New York, +1 917 213-4034; rwallace@unicef.org
Sema Hosta, UNICEF Türkiye İletişim Bölüm Başkanı, Tel: +90 312 4541000 shosta@unicef.org