Anasayfa > Basın Merkezi > 2014 > Eylül > 
UNICEF'ten düzenli haber almak için iletişim bilgilerinizi bırakabilirsiniz

Basın Merkezi (9/2014)

UNICEF: Çocuk haklarını korumak için aileleri korumak gerek


Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri bölgede ana baba bakımından yoksun 1,4 milyon çocuğu destekleyecek umut verici uygulamaları paylaşıyor 
 
NEW YORK,10 Eylül 2014 – UNICEF bugün yaptığı bir açıklamayla hükümetlere risk altındaki aileleri destekleme ve ihtiyaç içindeki çocuklara kaliteli alternatif bakım sağlama çağrısında bulundu. 
 
Orta ve Doğu Avrupa ve Orta Asya bölgesinde birçok ülke bu vizyonu hayata geçirmekte ve bu alanda kayda değer ilerlemeler sağlamaktadır. Bu tespit, UNICEF tarafından, çocuğun bir ailede büyüme hakkıyla ilgili bir toplantı dolayısıyla New York’ta yapılmıştır. Toplantıda, Bulgaristan, Hırvatistan, Sırbistan, Kazakistan ve Türkiye, çocukların kurumlara yerleştirilmesi uygulamasından vaz geçilerek gereksiz ayrılmaları önlemek üzere güç durumdaki ailelere desteğe yönelme deneyimlerini paylaşmışlardır. 
 
Bölgede yaklaşık 1,4 milyon çocuk biyolojik ana babalarından ayrı büyümektedir. Bu çocukların yaklaşık yarısı büyük ölçekli kurumlardadır. Çocukların ailelerinden ayrılıp kurumlara yerleştirilmelerinin nedeni, ailenin yoksulluğu, çocuğun engellilik durumu ya da ana babanın sosyal statüsü gibi olgulardan hareketle bunun tek ya da en iyi seçenek olduğu şeklindeki düşüncedir. 
 
Bölgede kurumlardaki çocuk sayısı genel olarak azalırken bugün gene de dışlanmış, ülkelerindeki ekonomik ve sosyal reformlardan yararlanamayan çok sayıda çocuk vardır. 
 
Çok küçük yaşlardaki çocukların terk edilme ya da kurumsal bakıma gönderilme olasılıkları diğer çocuklara göre 3-6 kat daha fazladır ve bu da çocukların sağlığını, gelişimini ve gelecekteki yaşam şanslarını tehdit eden bir durumdur. Kimi ülkelerde engeli olan çocuklar kurumlardaki çocuklar arasında yüzde 70 paya sahiptir. Bunun nedeni, söz konusu ülkelerde uzmanlaşmış sağlık bakımı ve içerici eğitim hizmetlerinin bulunmayışıdır. Azınlık etnik gruplara mensup çocukların, tek ebeveynlilerin ve güç durumdaki diğer kesimlerin çocuklarının maruz kaldıkları ayrımcılık da bu çocukların kurumlarda belirli bir ağırlık oluşturmalarının nedenleri arasındadır. 
 
Bulgaristan 2012 yılında UNICEF ile birlikte bölgedeki tüm ülkelere çağrıda bulunmuş, üç yaşından küçük çocukların kurumlara yerleştirilmesi uygulamasına son verilmesine yönelik bir hareketin güçlenmesine katkıda bulunmuştur. Bu çağrı, bölgeyi, her çocuğun özenli ve destekleyici bir aile ortamında büyümesi görüşü etrafında her zamankinden daha ileri düzeyde bir araya getirmiştir. 
 
Bulgaristan’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Stephan Tafrov konuşmasında “Bulgaristan’da, sürmekte olan çabalar sayesinde önemli bir ilerleme sağlandığı görülebilir. Yardımlarda daha bütüncül ve esnek yollar dâhil, ebeveynlere sağlanan destek daha da güçlendirilecektir” dedi. Kendisi, UNICEF Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak UNICEF kurul toplantısındaki tartışmanın eş yöneticiliğini yapmıştır. 
 
Bugün kurumlardaki 3 yaşından küçük çocuk sayısı daha azdır, yurtlardaki çocuk sayısı düşmüştür ve bu yaş grubundan daha fazla sayıda çocuk topluluk temelli alternatif bakımda ya da bakıcı aile yanındadır. 
 
UNICEF Orta ve Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Direktörü Marie-Pierre Poirier’nin sözleriyle: “Çocukların potansiyellerini eksiksiz gerçeklemelerini sağlamanın en iyi yolu, özenli ve destekleyici aile ortamlarında yetişmeleridir.” 
 
Pourier: “Kurumlara yerleştirilen her on çocuktan dokuzunun ebeveynlerinden biri ya da ikisi birden hayattadır. Biliyoruz ki, yeterli destekle, ailelerin çoğu çocuklarına bakıp onları koruyabilecek, böylece gereksiz ayrılmaların önüne geçilmiş olacaktır. Daha hızlı sonuçlara yönelmeliyiz. Hepimiz bir araya gelip, ulaşılması en güç olanlara ulaşma kararlılığı sergilemeliyiz.” 
 
UNICEF, ailenin geliri, karşılaşılan fiziksel ya da zihinsel engeller ne olursa olsun, tüm çocukların özenli ve destekleyici bir aile ortamında mutlu ve sağlıklı bir yaşama kavuşmaları için kendilerine fırsatlar sağlanması çağrısında bulunmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, kurumsal bakım çocuğun zihinsel, davranışsal, duygusal ve sosyal gelişimi açısından zararlıdır. Küçük bir çocuğun bakım kurumunda geçirdiği her üç ay, gelişiminde bir aylık gecikme demektir. Araştırmalar ayrıca, aile ve topluluk temelli hizmetlerin maliyet etkin bir çözüm oluşturduğunu da ortaya koymuştur. Uzun dönemde bu çözüm kurumsal bakımdan daha az masraflıdır. 
 
Hükümetler, aileleri daha ileri düzeyde koruyabilmek için aşağıdaki alanlarda hemen harekete geçmelidir: 
en başta çocukların ailelerinden ayrılmalarını önleyecek yasal düzenlemelere ve politikalara başvurması, ayrılmanın en son başvurulacak çare olarak görülmesi ve üç yaşından küçük çocukların kurumlara yerleştirilmelerine son vermek üzere buna ilişkin katı koşullar getirilmesi.
çocukların hastanelerde ve doğumevlerinde terk edilmelerini önlemek için sağlık, eğitim ve sosyal refah önlemlerinden (sosyal transferler, sağlıkçıların ve sosyal çalışmacıların eğitilmeleri dâhil) oluşan kapsamlı bir paketin uygulamaya konulması.
Engeli olan çocuklara yönelik gündüz bakımı ve ev ziyaretleri gibi kaliteli yerel hizmetlerin geliştirilmesi, alternatif aile ihtiyacı içinde olan çocuklar için de aile temelli bakım hizmetlerine başvurulması. 

UNICEF Hakkında
UNICEF her çalışmasında çocukların haklarını ve iyiliğini gözetmektedir. Ortaklarımızla birlikte 190’dan fazla ülkede ve bölgede yürüttüğümüz çalışmalarda bu taahhüdü pratik işlere dönüştürüyoruz. Özel çabalarımızı, nerede olurlarsa olsunlar tüm çocukların yararını gözeterek en güç durumdaki ve dışlanmış çocuklara ulaşmaya yoğunlaştırıyoruz. UNICEF ve çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için: www.unicef.org